"Sabah 7'de uyandım. Gün güneşli. Kahvaltıyı hazırladım. 8.30'a doğru apartmanın önüne çıktık. 8.50'de servis bizi aldı. Tekneye gittik. Katamaran, çok hızlı. Opal Reef'e doğru yola çıktık. Yaklaşık 40 dk. kadar sürdü, çok dalgalıydı, lunapark gibi. :) Sonra durduk, ön bilgiden sonra şnorkel, gözlük, palet ve giysilerimizi giydik. Doğru denize!
Su harikaydı, reef ise binbir çeşit balık ve mercandan oluşan kocaman bir tropikal akvaryum. İnanılmaz renkte ve şekilde binlerce canlı barındırıyor. Böylece Opal Reef'in 3 farklı kısmını dolaştık, 2,5-3 saat kadar yüzdük. Arada öğle yemeği yedik, hafif ve açık büfe, güzel bir yemekti. Çay, kahve, kek, bisküvi ve meyveyi de eksik etmediler. İlgi, alaka ve güleryüz yine had safhadaydı. 4.30-5.00 gibi döndük Port Douglas limanına. Sonra dışarıda birer bira içtik, hediyelik eşyalara baktık ama birşey beğenemedik.
Yürüyerek apartmana döndük. Biraz dinlenip barbekü yaptık. Kanguru eti denedim ama pek beğenmedim. Sosluydu, ondan olabilir.
Yarın sabah apartmanı terkedip önceki gün yağmurdan varamadığımız Cape Tribulation'a gitmeyi düşünüyoruz. Akşam da Sydney'e dönüyoruz. Artık tatilim sona eriyor. Bakıyorum da, dünyanın bir ucuna geldim gerçekten de. İstanbul'u ve sevdiklerimi özledim artık. Pazartesi oradayım. :)"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder